İzzettin Doğan, aslını inkar eden bir haramzadedir !

 

İzzettin Doğan, aslını inkar eden bir haramzadedir !

 

BASINA ve KAMUOYUNA

*MARAŞ-ÇORUM-MALATYA KATLİAMLARININ SANIKLARI BELLİDİR.

*BAŞBAKAN ECEVİTİN ÖLÜMÜNDEN SONRA ÇEKMECESİNDEN ÇIKAN MİT’TEN GELMİŞ BİLGİ NOTU, SANIKLARIN KİM OLDUĞUNU KAMUOYUNA GÖSTERMEKTEDİR.

Cem Vakfı Genel Başkanı Sayın İzzetin DOĞAN’ın "Bahçeli'den davet gelirse Aleviler'i Tekir Yaylası'na yönlendiririz" açıklaması, Alevi Halkına yapılacak en büyük hakaretlerden birisidir. Zira Aleviler yaklaşık kırk yıllık bir süre içinde nereden yönlendirildiği herkes tarafından bilinen MHP ve Ülkücü güçler tarafından zulüm, baskı ve katliama uğramışlardır. Bütün bu olup bitenleri görmezden gelip "Alevilerle MHP'yi kucaklaştırmak" isteyen CEM Vakfı kirli oyunlar tezgahlamaktadır.

Toplumsal barış ve hoşgörü bu değildir.

Toplumsal barış ancak barışı sabote edip farklı inanç ve kültüre mensup toplumlara zulüm ve baskı uygulayanların kendini çoğulcu, katılımcı demokrasinin evrensel verileri ışığında tanımlaması ile olur. Bu da yetmez, sorumlular kendi tarihi ile yüzleşerek, tarih ve insanlık karşısında varsa taşıdıkları hümanist değerler bunun gereğini yaparlar. "Otuz yıl önce yaşananları unutalım" demek bundan sonra yaşanması olası benzerlerine kapı aralamaktır.

Alevi toplumunun kendi inanç ve kültürünü evrensel hukuk ve toplumsal barış çerçevesinde yaşamaktan başka hiç bir amacı yokken, bırakınız Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi boyunca Alevilere yaşatılan zulüm ve asimilasyon çabalarını; daha yakın zamanda Çorum, Malatya, Maraş ve tüm dünyanın gözleri önünde yapılan Sivas katliamı unutulamaz. İnsani bir talepten başka bir amaç gütmeyen "Madımak müze olsun." çığlığımız yok sayılırken, "Tekir Yaylası'nda buluşmak" kendi inanç ve kültürümüzü inkar etmek olur.

Alevilerde "Aslını inkar eden haramzadedir" deyişi Yol'un belirleyici felsefesidir. Biz Alevileri, Yolumuzu kanla kirletenlerle hiç bir şey yaşanmamış gibi kolkola girecek kadar aymaz olamayız. Evet, Alevi inanç ve kültürünün engin anlayış ve hoşgörüsü vardır. Lakin anlayış ve hoşgörü bu iki erdemli değeri içselleştirmiş birey, kurum ve toplumlara gösterilir. Birileri çıkıp kendinden menkul, Aleviler adına anlayış ve hoşgörü gösteremez. Böyle bir anlayış olsa olsa "ağacın özündeki kurt" olmaktır. Aleviler özlerindeki kurtlardan tarih boyunca çok çektiler, sıra bu kurtları temizlemeye gelmiştir. Bir hafta sonra Türkiye ve Dünyanın her yerinden büyük bir coşku ve ikrar ile akın edeceğimiz Ser Çeşmemiz "İncinsen de incitme" demişti. Biz Aleviler incinmenin ötesinde insanlık dışı hakaret ve baskılarla karşı karşıya kalmamıza rağmen kimseye karşı şiddet kullanmadık. Haksız yargılamalara, sürgünlere ve devlet politikası olan asimilasyona maruz kaldık. Tüm bunlara karşın demokratik hukuk devletini esas alarak çözümü toplumsal barış ve inanç özgürlüğünde aradık. Kendimizi ne tarih, ne de insanlık karşısında suçlu görmüyoruz.

Biz yapılanları inanç ve kültürümüzün felsefesi, Yolumuzun gerekleri ile tanımladığımızda şunu söyleyebiliriz: Bize yaşatılan tarihin sorumlusu olan herkes kendi tarihi ile yüzleşmeli, evrensel hukuk, hümanizm ve bilimin ışığında yapılması gerekenleri yapmalı, sorumluluklarının gereği ne ise ona razı olmalıdırlar. Bunun dışında tüm çözüm önerileri tarihi ve gerçekleri saptırmaktan başka bir çaba taşımıyor olacaktır.

Saygı ile kamuoyuna sunulur.

11.08.2007

Av. Kazım GENÇ

PSAKD Genel Başkanı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!